February 2012
3 posts
o senin suratına telefonu kapatır, sen sesini duymak için tekrar ararsın; çünkü aşkta gurur olmaz…
Feb 19th
bi insan üzmeyi ailesiyle öğreniyor. babam gerçekten normal değil. benim ve arkadaşlarımın şeytan olduğunu söyledi. sesi titriyor, yükseliyor, geriliyor. beni de fazlasıyla geriyor. kalp krizinden falan ölmesi gerektiğini düşünüyorum. fazla yaşadı bence, vakti gelmedi mi hala?? biraz üzülürüm evet, ama çabuk toparlarım. hem de çok çabuk. annem de üzülür belki. evet üzülür. ama o bile çabuk...
Feb 13th
kopuk aile
bazı acıların son bulduğunu da gördüm. yemek yiyememek iyiydi, 1 kilo verdirdi bana.. gerisi yaza kaldı 2-3 kilo yazın veririm artık, dert değil. daha büyük dertleri de böylece gördüm. babam adanadan geldiği gün ben ondan geç eve girdim diye 5 gündür benimle konuşmuyor. ali de bu yüzden triplerde. annem de.. 3 gün karsa kayağa gidicem bakalım döndüğümde neler olacak. bu arada ayağı...
Feb 12th
January 2012
9 posts
şuan çektiğim acıyı tarif edebilmeyi, kamerayla falan çekebilmeyi isterdim. ağızımın içinde dönüyor sanki bütün reaksiyonlar şuan. sanki yanlışlıkla asit içmişim gibi. kendiliğinden yok oluyor diş etlerim sanki. dilimde, dudağımın iç kısmında,yanaklarımın iç kısımlarında ve diş etlerimde bir sürü yara var, sebebini bilmediğim. yarın dişçiye gidiyorum. şuan gerçekten canım acıyor. en kötüsü de...
Jan 27th
büyümek
büyürken fark ettiğim bişey var. insanlara eskisi kadar katlanmak zorunda olmadığım. biraz yapımdan da kaynaklı, ya da ailevi durumlardan da kaynaklı. yani bişeylere bağımlı değilim. işe özellikle. kralı gelse sözümü söylerim şuan. gerçekten bazı insanlara katlanma sınırımı aşıyorlar. özlemcik de bunlardan biri sanırım. sürekli ayak altında olması sinirlerimi bozuyo. neyin kontrolündesin. bi de...
Jan 25th
bazen aklımı kurcalayan şeyler olduğunda, sorup öğrenmektense, kestirip atıyorum. kolayı seçiyorum, üşendiğimden. insanları kaybediyorum böylece. ama belki de en iyisi  yalnızlıktır. sorularıma kısa cevap verildiğinde, özellikle de sevgilim verdiğinde, neden sadece tek kelimelik baştan savma cevap verdiğini sormak yerine, kendimi çekiyorum, ondan soğuyorum bi şekilde.. pfff
Jan 25th
“Tanrı kuşları sevdi ağaçları yarattı. İnsan kuşları sevdi kafesleri yarattı.”
– Jacques Deval
Jan 20th
“Kadın hiç gitmeyecekmis gibi sever; ama yeri gelir hiç sevmemiş gibi gider.”
– J.Christophe
Jan 20th
“Gidenin ardından nokta koyun ki; gelecek olanın ismi büyük harfle başlasın.”
– Jean Christophe
Jan 20th
en iyi arkadaş
arkadaş diye bişey yok artık benim için. arkada-ş, arkada kalan. yanında olmayan oluyomuş. en zor gününde. dost sadece geliyomuş. ve  kötüsü de bi dostum yokmuş. dün sabah 12 civarı uçuştan geldim evdeydim. hala hasta gibi olduğum için önce 1buçuk saat kadar uyudum. babam eve geldi. 3buçuk gibi önce babamın telefonu çaldı. 1 dakika sonra benimki. arayan kardeşimdi. babamın paniklememesini söyledi...
Jan 18th
ben babamı çok sevemiyorum. çok dengesiz biri. ailesine önem veren biri değil. dışarıdan bakıldığında aile babası görünmekten hoşlanıp, içerde aslında bizlere bağıran biri. ben umursamıyorum onu, çok kızdığımda odama kapanıp çikolataya boğuyorum kendimi. ama annemi fazlasıyla üzüyor. annem daha cesur olsaydı keşke, ya da biz onu cesaretlendirebilseydik. ayırabilseydi yolunu ondan. annemle kalırdık...
Jan 15th
ikinci deneme
ikinci denememizdi dün. oldu da. oldu derken, başarılı oldu bence. sence de öyle olduğunu düşünüyorum, umuyorum. ilki bikaç gün önceydi, olmadı. sebebini bilmiyorum. anlamaya çalışmıyorum. sen bilip de söylemiyorsan üstüne gelmiyorum, üstüme alınmıyorum. ikinci ayda oldu. güzel oldu. iki sayısı genelde pek sevdiğim bi sayı deildir. çünkü hep ilk düşündüğüm doğru çıkar, ama şuan sevdim.
Jan 15th
December 2011
1 post
merak.
bilinmeyen merak uyandırır. bazen sadece merak edersin. birşeyleri. öğrenmek istersin. ya gerçekten ilgi çektiği için ya da sadece sohbet olsun diye. bazense birini merak edersin. tehlikelidir. arayıp ulaşamadığın zaman korkarsın. binlerce düşünce sarar aklını. en kötüsü akla gelir çünkü ilk. telefonun şarjının bitmiş olacağı son olasılıktır nedense. bir de aramaya cesaret edemeden merak edilenler...
Dec 12th
November 2011
4 posts
phone call(?)
beklenmeyen şeyler mutlu da edebilir, hayalkırıklığı da yaşatabilir. bunlardan biri, en bariz örneklerden biri beklenmeyen telefondur. hiç beklemediğin ve düşündüğün birinden gelen herhangi bir çağrının durup dururken mutlu etmesi gibi, yine beklenmeyen ama tanıdıktan ya da bambaşka birinden gelen bir kötü haber de dünya karartabilir. kimse kötü haber almasın demek isterdim ama doğaya aykırı...
Nov 20th
14.11.11
11.11.11di herkesin beklediği. güzel de olurdu. tarihi bi gün olurdu. ama 14.11.11 oldu. mutlu oldu bu kız bugün. gündüz evine çağırdığında gitmek istemedim, hem çekinirim diye, hem de arkadaş olarak öyle samimiyete dayanabilir miyim bilemedim. sonra evine yakın bir yerde buluşup bi cafeye gittik. ortamı güzel değildi. ve nasılsa kardeşi de gelecek diye eve gittik sonra. 5buçuktan 8buçuğa kadar...
Nov 14th
karşına geçip konuşabilmeyi o kadar çok isterdim ki… çocuk derdin bana belki, çocuğumdur belki. senin gözünde çocuk gibiyim zaten, sen de benden biraz daha büyük bi çocuksun ve uzun zamandır hissetmediğim şeyler hissetmeme sebep oluyorsun. ama bunu kimseye anlatamam ki… uzun zaman derken, gerçekten uzun zaman. ilk aşk vardır ya hani, ortaokul zamanlarındaki, ilk kez el ele tutuştuğun....
Nov 6th
büyüdüm mü
bambaşka bakıyorum hayata artık. duygularım hala çok değişken, ama çok olgun hissediyorum. çocukyapmak bile istiyorum artık. çocuklara bayılıyorum. bi de bi adama bayılıyorum. belki ilerde bu hissim bile değişecek, kendisi de şuan bilmiyo ama ben şuan ona bayılıyorum. o kadar mükemmel biri ki. ilk kez kendimi farklı hissetmemi sağlayan biri, olgun olmamı gerektiren biri. belki bu, kendim olmamı...
Nov 3rd
October 2011
1 post
aşk gibi bişey
birinden hoşlanmakla ona aşık olmak arasındaki farkı çözemedim henüz. öyle bir aşk öyle bir bağlılık yaşamadığımdan belki… ama birine değer vermenin ne demek olduğunu biliyorum. aşk değil, gerçekten hoşlanıp değer vermek. onun üşümesine engel olmaya çalışıp acıktığında elinden geldiğini yapabilmek. bakışlarından sinirli olduğunu anlayıp yumuşatmak için her yolu denemek. mutlu olup güldüğünü...
Oct 16th
September 2011
1 post
dün akşam dudağımı patlattım. yatağımdan kalkıp tuvalete gidecektim ki, gözüm karardı bi an düştüm. düşerken de kapıya yüzümü geçirdim. sağ taraf boydan boya çizik ve şişlik. dudağımın sağ tarafı özellikle. bağırdım. kardeşimle annem koşarak geldi. yüzüme buz koydum ama dudağım inmedi hala. nazar mı ne??
Sep 16th
August 2011
3 posts
gözlerinde mutluluğu yakalayabilmek aşktır. detaya inmeden en derini görebilmek. en ufak bir refleksin anlamını çözüp en ufak bir nefes değişimini fark edebilmek. o uyurken onu izlemektir aşk. gözünü bile kırpmadan, elini saçlarından ayırmadan…
Aug 2nd
“eğer hergün bu işkenceye eğer hergün bu karmaşaya eğer hergün bu kavgaya...”
Aug 2nd
fala gerek duymadım hiç. gelecekleri görmek istemedim. tahmin bile yürütmedim. olanı yaşadım, tadını bozmadan. çünkü olasılıklar hep kafa karıştırır. seni umursamayan, sana yalan söyleyen biri var hayatında mesela. yalan söylediğini bilmeden mutlu mesut yaşamak istersin belki, gerçeği görmeden. bi de yalan söylediğini öğrenme şansın olduğunu düşün. fal ile değil tabiki, başka bir yolla. aslında...
Aug 2nd
July 2011
2 posts
en başıma gelmez dediğin anda gelir beklenmeyen şeyler, kişiler. hiç olmayacağını düşündüğün, hatta olasılık düşünmediğin için aklından hiç geçmeyen şeyler oluverir bi anda. eski erkek arkadaşın en yakın arkadaşlarından birinden hoşlanmak da böyle bir şey. ve inanılmaz tesadüflerle karşılaşmak da cabası. yalnız 2 günlüğüne bodrumdayken (23-24 temmuz2011)  ilk gece barlar sokağında...
Jul 29th
yalan dünya
insanlar birbirlerini bu kadar yanlış anlarken, hatta hiç anlamazken, dinlemezken; neden hala birilerini savunma ve sırdaş arama derdindeyiz. iki kişinin bildiği sır olmaktan çıkıyo çoğu zaman. öyle dostluklar da yok değil elbet. ama asla beni bulmadı. bulsaydı çok değişik olurdu hayatım biliyorum. kopukluk olmazdı hayatımın belli dönemlerinde. sürekli aynı arkadaşımla olurdum, tek olurdu, özel...
Jul 17th
April 2011
1 post
anlatamamak
kimseye anlatamamak ne zor. bir sürü şey düşünüp dile getirememek, kimseye güvenememek, kimseyle o kadar yakın hissedememek. hayatında olan kişilerin değerli olmadığını fark edip, hayatında olmayanların hayatına girmesini istemek de çok zor. bi sevgilin olduğu halde sürekli başkasını düşünmek. onun da sevgilisi olduğu halde bazen seni düşündüğünü bilmek. en azından mesaj attığında mutlu olmak....
Apr 20th
March 2011
2 posts
işaretler
tam fikir değiştireceksindir ama bir şey seni engeller. bir işaret görürsün. başkası için önemli olmayan ama senin umrunda olan bir işaret. fikrini değiştirip değiştirmeme konusunda tereddüte düşersin ve sonuç muhtemelen değiştirmemektir. örneğin baban dışarı çıkmanı istemez ve sen inatlaşıp kavga edip onun kalbini kırarsın, üstünü giyinirsin. tam çıkacaksındır ki çok feci yağmur yağmaya başlar....
Mar 21st
kızlar mı komplikeleştirir erkekler mi...
bi olay olur ve anlatılırken ağızdan ağıza değişebilir. çünkü algılar farklıdır, kullanılan kelimeler farklıdır. 2. kişi farklı algılar ve aktarırken de kendi anladığını aktarır. böyle böyle değişebilir başkasına anlatırken olaylar. ama bi kız ve bi erkek için, gerçekleştiği anda bile bi olay farklı yorumlanabilir. bakışları farklıdır. hele de ikisiyle alakalıysa… örneğin sevgililerse, erkek...
Mar 19th
February 2011
17 posts
hoşlanmak
bazı insanlardan hoşlanırsın. cinsiyetini önemsemeden. elektrik almak gibi. arkadaş olursun. arkadaş olmak kolay değildir aslında, birine güvenmek, sırlarını paylaşabilmek. ama gözlerinden anlarsın bazen. arkandan konuşup konuşmayacağını. yanında olup olmayacağını. yanında olduğunu düşündüğünde sırtından vurur bazıları. kolaydır vazgeçmek bazıları için. ya çıkarları için senledirler. ya da...
Feb 25th
erkekleri anlayamamak
yanlışlar yaptıkça neden doğruyu görmeyi öğrenemiyo insan. yoksa sadece aşkta mı böyle. aşık olunca kör mü oluyo gerçekten. nasıl oluyo? bi kızın kalbini kırmak çok kolay evet, ama kazanmak çok daha kolay. neden kırık kalbi onarmak için sadece tek bir öpücüğün yeterli olduğunu bilirken bunu feda edemez erkek? neden kız hep gözyaşı döker? neden umursamaz olur erkek? aynı sevgiye sahip olmadıkları...
Feb 18th
acı...
acılara inanmak istemezsin. senin başına gelmemiş gibi. hiç olmamış gibi. çekip gitmek istersin. gözlerinden yaş gelir, ama yine de sana olmamış gibi. başkasına olmuş gibi. suçlayacak birini ararsın inanmaya başladığında. gerçekliğinden hala şüphe etsen de birini suçlarsın. bağırırsın, kızarsın. kaybettiklerin o an herşeyden değerlidir çünkü. acını dindirecek hiçbir şey yoktur, bulamazsın. giden...
Feb 15th
aşk tesadüfleri sever mi gerçekten? aşk var mı ki gerçekten?
Feb 9th
dost dediğin
bazı insanlara sarılınca hissedersin içtenliklerini. bazılarından ayrılmak istemezsin kucakladığında, bazılarındansa sırf negatif elektrik alırsın. kan çekti derler ya. odur bu. bakışı iticidir birinin. ya da tek bir gülümsemesi sıcacık gelir sana. herkes herkesle anlaşmak zorunda değil asla, olmayacak da. sadece aynı ortamdaysa saygı gösterir, ya da onu bile göstermez, yokmuş gibi davranır,...
Feb 8th
dedikodu
acılar paylaşıldıkça küçülürmüş ya. laf da paylaşıldıkça yalana dönebilir. dedikodu insanın başını derde sokar. herkes yapar, yapmayan yok. ama abartıldığında ya da çarpıtıldığında ya da en basit yanlış anlaşılmalarla can yakabilir. dikkatli olmak lazım. arkasından konuşur gibi değil, yüzüne söyler gibi. ya da gerçekten olumsuz birşey anlatılacaksa biriyle ilgili, anlattığın kişinin seni sırtından...
Feb 8th
güvensiz
hiç kimseye güvenmiyorum artık. öyle bir devirde yaşıyorum, maalesef. dost olmak da zor, sır paylaşmak da. en zoru da karşı cinse güvenmek. ben kesinlikle güvenmiyorum, ama yine de onlarsız olmuyor.  bir şeyler ilgimi çekiyor, yine kapılıyorum, yine üzülüyorum. sokakta yürürken evli adamların bakışlarını görüyorum. hatta bebeğini gezdiren babalar. ne sapıkça. rahatsız edici. herkes öyle ama artık....
Feb 6th
uykusuz
uyumakta zorlanıyorum. biri ya da bir şey oluyor aklımda, aklıma takılan. saplantı mı oldu bende bu acaba. erken uyumakta zorlanıyorum özellikle. daha doğrusu uykum gelmeden uyumakta. aslında mantıklı da değil. uykum yoksa neden uyuyayım değil mi? ama öyle değil, güne 4te başlamam gerekiyor ve tüm gün ayakta kalacaksam gece biraz uyumam da gerekiyor. ama olmuyor. aklımda bir şey var çoğu zaman....
Feb 5th
kırık
kolunu kırdın. alçı gerekiyordu. ama sen acıya dayanırım dedin. daha büyük acıları yendiğini söyledin. umursamadığımdan değil, asla yenilmeyeceğini bildiğimden izin verdim alçısız iyileşmene. iyileşeceğinden emin olduğum için. kalbini kırdılar. yine pes etmedin. yine sevgi saçarak çevrene, insanlara inanmayı seçtin. seni ne kadar şaşırtsalar ve üzseler de sen onları bağışlamayı seçtin. hata...
Feb 4th
mesaj
güne mutlu başlamak için tek bir mesaj yeterli olabiliyormuş. hatta hiç uyumamış bile olsan, mutlu olmana engel olmuyormuş. ve hatta, hiç uyumamış gibi hissettirmiyormuş mutluluk, apayrı bir enerji doluyormuş içine. ve o ufacık, beklenmeyen sürpriz mesaj günün içeriğini ve gidişatını değiştirebiliyormuş.
Feb 4th
“Don’t count the days, make the days count.”
– muhammad ali
Feb 3rd
mesafe
bazı mesafeler aşılmak içindir adeta. denizler, dalgalar, kum fırtınaları bile olsa, uğruna değecek bir şeyin varsa vız gelir. sevdiğin biriyle ilgili kötü bir haber alırsan, trafikte arabadan iner koşarak gidersin. çünkü çareyi sen yaratırsın, çaresizliği olduğu gibi. ve sevdiği uğruna insan, her fedakarlığı yapacağı gibi, her zorluğu aşıp her yolu yürüyecektir. hızlı ya da yavaş yürümesi değil...
Feb 3rd
hayal kırıklığı diye bir şey yoktur, biz yanlış...
ne kadar doğru bir laf. hayal kırıklığı diye bir şey yoktur. biz yanlış insanlar üzerine hayal kurarız. bizi sürekli şaşırtan, anlam veremediğimiz olaylar olur. ve bu olayların başrollerinde tabiki bazı insanlar. bir sürü insan vardır hayatımızda. girerler, çıkarlar. bazıları yer edinir. bazıları silinir. önemsemediğimiz, çok şey paylaşamadığımız, ya da gerçekten ortak noktamız olmadığı için...
Feb 3rd
yeni
yeni insanlar girdikçe hayatıma eskilerin değerini anladım. kıymet bilememişim çoğu zaman. çocukken çok masummuş herşey, büyüdükçe dünya da kirlenmiş, insanlar da. geri dönebilsek o günlere. ya da hiç kopmamış olsam eski dostlarımdan. sadece ailem beni koşulsuz şartsız sever, bilirim. annem ve kardeşim özellikle. çok üzdüm, çok kırdım onları. hep affettiler, sonra lafını bile etmediler. babamı da...
Feb 3rd
an
zamanın durduğu anlar vardır. ya çabucak geçsin istersin, elinde değildir, geçiremezsin. ya da gerçekten anlıktır, bir bakışlıktır, göz açıp kapayıncaya kadar geçer, tadını damağında bırakır. ilkinde utanç veya acıdan kurtulmak için son vermek istersin. ikincide ise rüyada gibi hissetmek, mutlu olmak için bitmesin istersin. tamamen tezatlardır. tek ortak yönleri ikisinin de rastlantısal olup asla...
Feb 2nd
acı
canımı acıtan bir sürü şey oldu hayatımda. fiziksel örnekler apandisit ameliyatım, 20 yaş dişimin çekilmesi, 5. sınıfta bir çukura düşüp kolumu bacağımı yarmam ve 13-14 yaşlarımda var gücümle futbol topuna vurucam diye bacağımı demire geçirmem olabilir. hepsi geçti. yine olsa yine geçer. iz bıraksa da acısı unutulur. sinirseldir. duyu organlarında başlar, beyne iletilir. his olarak başlar, acı...
Feb 2nd
platonik
sevmek için nedeni yoktur insanın. tek kişilik de olur sevgi, karşı tarafa gerek yoktur. ama aşka dönüşmesi için ikinciye gerek vardır. mecburidir. yoksa platonik olur. platonik aşk bile yoktur. sadece bi platonikliktir. tek kelimedir. o bile tektir. çok acıtır platonik olmak. gerçekten değer verdiğin birinden ilgi, sevgi görememek, ve sürekli beklemek, hayal kurmak. senden değer bekler ya da...
Feb 2nd